Bu kitap, Kabala’yı mistik bir anlatı, sembolik bir gelenek ya da inanç sistemi olarak ele almaz. Kabala burada, kendi kavramları arasında zorunlu ilişkiler kuran, içsel olarak tutarlı ve kapalı bir sistem olarak incelenir. Amaç, Kabala’nın ne söylediğini değil, nasıl işlediğini ortaya koymaktır.
Or, Kli, Reşimo, Masah ve Zivug gibi temel kavramlar; metafor ya da alegori olarak değil, birbirini zorunlu kılan yapısal bileşenler olarak ele alınır. Dört Safha, Partzuf yapıları, Olamot, gizlenme–açılma mekanizması, özgür irade ve gelişim; tekil açıklamalar hâlinde değil, tek bir sistem mantığı içinde birbirine bağlanır. Kitap boyunca kullanılan matematiksel ve fiziksel dil, bir ispat aracı değil; bu iç zorunluluğu görünür kılan bir ifade aracıdır.
Bu çalışma, Kabala’yı bilime indirgemez. Aynı şekilde, bilimi Kabala’yı doğrulayan bir otorite olarak da kullanmaz. Yapılan şey, Kabala’nın kendi tarif ettiği manevi yapının, sistem teorisinin diliyle çelişkisiz biçimde ifade edilebilir olduğunu göstermektir. Ortaya çıkan sonuç, önceden ilan edilmiş bir inanç değil; adım adım kurulan bir yapının doğal sonucudur.
Eğer Or sabitse, Reşimot ardışıksa, Masah denge arıyorsa ve sistem kararlı çözümler üretmek zorundaysa, form eşitliği bir tercih değil; kaçınılmaz bir sonuçtur. Bu noktada “Yaradan” kavramı, inançsal bir iddia olarak değil; sistemin açıklayıcı sınırı olarak ortaya çıkar. Böyle bir sistem, kaynaksız olamaz.
Bu kitap, inanmayı değil; anlamayı hedefler. Çünkü Kabala’da mesele kabul etmek değil, idrak etmektir.Sipariş Linki: https://a.co/d/0iqYdtJX
top of page
$0,00Fiyat
bottom of page
